21 Haziran 2020 Pazar

nerdesin

kaybolduysan,
ben -yeniden- senin sıfır noktan olurum sevgilim.


20 Haziran 2020 Cumartesi

ruminasyon


hayatıma yeni kelimeler giriyor
ve bu kelimeler pek hoşuma gitmiyor sevgilim.
ben buna geçmişte yaşamak,
ihtimaller üzerine tekrar tekrar düşünmek diyordum.
ama bu, depresyon şarkısını loopa almak ve bundan bir türlü kurtulamamak gibiymiş.

gülinler'in dediği gibi ihtimallerin heyecanına üzülüyorum.

şimdi düşününce sen hala ihtimaller dahilindesin.
öyle misin?
peki ya ben?

çok üzgünüm.
bunun sebebi,
aşamayacağımı sandığım,
durulmaz, durulursa da hiçbir şey eskisi gibi olmaz sandığım o fırtınanın
böyle kolayca, böyle umulmadık anda dinmesi.

bu düşünce ve bu yazı,
beni inanılmaz yoruyor.
her ikisi de haftalardır benimle sürükleniyor.
taşikardim tutuyor.
cama çıkıyorum ve anne kedi diğer anne kediyi emiyor.
zilli! diyorum
bırak o sütü, bırak yavrucaklara!
emzireceğine emiyor hasbam, hale bak! diyorum.
anne kedi hiç itirazsız gözünü dikmiş bana bakıyor.
öbür yosma hala emiyor.
iştahla, patileriyle masaj yapa yapa.
ona da üzülüyorum.
süt yetmeyecek yavrulara da üzülüyorum.
canından can sökülen emziren anaya bir hayli üzülüyorum.
kendime de üzülüyorum.
sana da üzülüyorum.
senin üzülecek bir şeyin var mı, hiç bilmiyorum.



25 Şubat 2019 Pazartesi

bin sene

kaşlarının üzerinde gezdiriyorum parmaklarımı,
sonra biçimli burnunda.
bıyıklarının altında dudağının ortasındaki o tepeye geliyorum sonra.
dudağının köşesinde öpülesin diye duran o yerdeyiz şimdi.
gözlerin ela mı bal rengi mi?
yorgunsun, gözlerin hafif çukurlaşmış ve göz altların morarmış.
tırnaklarına, ellerine, tırnaklarının yanında kemirdiğin etlere bakıyorum.
avcunun içini hatırlıyorum, sert, sıcak, kibar.
elimi ensenden kazağının içine uzatıyorum.
parmak uçlarımın ne hissettiğini hatırlıyorum, ürperişini hatırlıyorum.

uzak ve yakın anılar. hepsi taze.
bu hissi sürekli yanımda taşıyorum.
bazı kızlar çantasında ıslak mendil ve mendil taşıyor olabilir.
ben bunları taşıyorum.

bunlar senin için saklayıp sana anlattığım şeyler değil.
bunlar yanımda olsun istediklerim.
güzelliklerini biliyorum ve öyle güzel duyuyorum ki...
bilmiyorum.
ihtimallerle işimiz kalmadı.
her şey çok başka.
üzerinden geçtikçe değişecek detaylar belki de bunlar.
o yüzden yeltenmiyorum.
bu hali çok keyifli ve tatminkar.
sarılmak ve kollarının arasında olan bedeni tanımak gibi,
o bedeni ebediyen içinde saklamak gibi...


 

27 Eylül 2018 Perşembe

gördüğüm en güzel şey değilsin,
ama çok güzelsin.

3 Kasım 2016 Perşembe

habil ile kabil

herşeye kaldığın yerden devam edebilmenden nefret ediyorum.
kaldığın yeri unutabilme kabiliyetini kıskanıyorum.

27 Ekim 2016 Perşembe

içerlemek

bugünlerde hayatımda, aklımda ve kalbimde her şeyden biraz var.
ama senden hiç yok sevgilim.

22 Mayıs 2016 Pazar

'bazı çiçekler koparılmalı'

ah sevgilim;
vazgeçecek gibi durabilirim bazen.
kayda geçsin; vazgeçmiyorum.
fahişelikten, güzellikten,
geçmişi didik didik edip acı çekmekten,
sırf dikkat çekeyim diye yaptığım onca saçmasapan şeyden,
onun bunun arkasından, onları ilgilendirmeyen ama bilmeye hakları var zannettikleri halde bir boka hakları olmadığını anlamalarını sağlayacak işler çevirmekten,
gerçekleşmeyecek binlerce plan yapıp hayal kırıklığına uğramaktan,
yatakta tembel tembel yatmaktan,
olmayacak işlere kalkışmaktan,
kendimden vazgeçmedim.
ah ah

8 Mayıs 2016 Pazar

14- 'benimle kalırsa belki mutsuz olabilir ama mutsuz olmayı da sevebilir'

çünkü ufacık bir ayrıntıyı,
kayıp sandığın bir anı,
mutsuz olmayı bile kabullenebildiğin bir hayatı da özlemek mümkün.
başka türlüsü de...

17 Nisan 2016 Pazar

13- başladığın yere dönmek başarısızlık değil demek ahmaklık değildir

bazı şeyleri default olarak bilmek gereklidir sevgilim.
açıklamamı istersen;
bir şeyin değeri yüksekse kaybedildiği anlaşılır.
tam da bu yüzden kimseye değerini kaybedince anladım masalı anlatılmasın.

17 Mart 2016 Perşembe

LAT, UZZA, MENAT

de ki bütün kutsallarım sensin.
yine de yık beni.
varsay ki tepeden tırnağa çıplağım.
önce gözlerine, sonra ellerine, nihayet zihnine.
acıyı dirhem dirhem avuçla tenimde.
dirhem ki en ağır acıları tartar.
bilmiyorum yine de;
acılar sende değil bende başlar.
acılar sende değil bende biter.
acılar senden değil önce başlar.
acılar biter, senle bitmez.
ne varsa üzerimde var ya da yok, kimse görmez senden başka.

14 Ocak 2016 Perşembe

kullanma klavuzu

beni daha çok sev.
beni daha çok özle.
beni çarçabuk öldür.
acı çekmek istemiyorum.

3 Ocak 2016 Pazar

susabilmeyi ve duyabilmeyi öğreniyorum

sadece bir gün birbirimizi dinlesek ya da her gün birer saat her şey ama her şey hallolurdu sevgilim.
ama öyle savunma yapabilmek için dinlemek gibi değil; hani böyle canı gönülden,olur ya ağzımızdan çıkan gözyaşlarımızı, kahkahalarımızı, acılarımızı ve yarım kalan ne varsa onları hissederek/tadarak dinlesek..
belki dünyayı değil ama birbirimizi kurtarırdık sevgilim.

17 Aralık 2015 Perşembe

bir kayıp vermemek neresinden bakarsan bak kazançtır

sevgilim;
insanın mütemadiyen unutmaya meyilli olduğu, kendisine belirli şeyleri hatırlatmadıkça gereksiz ızdırap ya da mutluluk duyduğu konular vardır.
mesela sahip olmadığın bir şeyi ya da sahip olmayı istemediğin bir şeyi kaybedemezsin. bu konuda objektif bir imkansızlık söz konusudur ve pek tabii tartışmaya kapalıdır.


*bu bir hatırlatma yazısıdır

18 Ekim 2015 Pazar

oniki; birinin canını yakmanı sağlayacak şey toplumsal ahlakınoluşturduğu genellemeler değildir. şahsi gerçeklerden yola çıkmayaçalış ve karşındakinin zaten bildiği bir defosunu kullan.

bir yol varsa ille de o yola koyulmalı mı sevgilim? ya yol birden fazlaysa, daha acısı ya yola koyulduktan sonra yolların varlığından haberdar olunursa? durmalı mı yani? yol ille de pişmanlığa varıyorsa niye geri dönüyorum diye ayıplanayım, hani zararın neresinden dönsem kardı? beni, sorularımı geçiştirme. bu kadar düşünecek ne var yaşa gitsin de deme. biliyorsun yaşamak ayıplanmanın birincil şartı.
canım ne yapmak istiyorsa onu yapmak istiyorum. bunu anlayabiliyor musun? 
biliyorum, anlamıyorsun. iyi düşünülmüş ve avutucu etkiye sahip başka bir yalana daha gerek yok.

17 Ekim 2015 Cumartesi

onbir; yalnız olmak aradığın şeyi kaybettiğini anlamaktan yeğdir.

sevgilim;
kayboluyorum. bunun benimle ilgisi yok, yaşamanın benim hayatıma sirayet etme şekli bu. 
ellerimden çok burnumun üşüdüğü bir günde kahkahamdan öp beni.

30 Eylül 2015 Çarşamba

on; her eylem bir sonuç doğursa da bazen bir eylem sadece bir eylemdir.

sevgilim,

uzayan geceler ve kısalan günlerin hiçbir ehemmiyeti yok. aslında itiraf etmem gerek henüz beni derinden sarsacak kadar önem verdiğim bir şeye de rastlamış değilim. bunlar sana beylik laflar gibi gelebilir hatta bana bakıp 'rahat hayatından böyle martavallar uydurmak seni eğlendiriyor mu ulan' bile diyebilisin. en sığ örnek olan 'anan baban ölsün de göreyim seni' bile diyebilirsin. 

ailemden herhangi birinin hatta ailemden olmayan herhangi birinin ani ve trajik ölümü beni çok yıpratabilir ama bahsettiğim şey tam olarak bu değil, bilmelisin! hayatın olağan akışı içerisinde gerçekleşen ve bu olayları içten içe beklediği halde gerçekleşmesine şaşıran insanlardan bahsediyorum. 

ben onlardan değilim. 
sen de olma, lütfen.