merhaba sevgilim.
bir konserve yaş mama ikisi emzikli 6 dişi kediyi doyurabiliyor.
taze su içmek sokak kedilerinin de hakkı.
yavru kediler korkak ve de çığırtkan, anaları onları eline almaya çalışanlara duyarsız..
'hanım hanııım, analık doğurup sokağa atmakla olmuyor' dedim de kafasını yaş mamadan kaldırmadılar bile.
sağ el bileğim sargıda kolum askıda.
buralarda olsaydın saçlarımı sen toplayabilirdin, biramın kapağını şık bir hamleyle açabilirdin.
ıslanmış balkon zemininde elime buz tutup 'utanmana gerek yok, kimse duymadı düştüğünü' de diyebilirdin.
onun yerine kardeşim 'abla!?' diye korktu, annem 'ayağına terlik giy demedim mi' diye söylendi ve doktor elini uzatıp 'merhaba' dediğimiz andaki gibi elini sıkmamı istedi.
sıkamadım.
kedileri kucaklayamadım, gözlerini silemedim ve hiçbiri için teselli bulamadım.
ah muhsin ünlü şiirlerini okudum biraz ve iyi ki kardeşimin adını ben koydum dedim ama bu kadar.
yetmez mi, yetiyor tabii ama sen
yoksun